Sözlük Derlemesi
A Â B C Ç D E F G H I Î J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z
RA RE RI RO RU
bulunan kelime: 114 sayfa: 4 / 6
rümmane
Kapan taşı. * Kırkbayır.
rümme
(C.: Rumem-Rumam) Eskimiş urgan parçası.
rümuk
Durmak. * İkamet etmek, oturmak, mukim olmak.
rümye
Ağaçtan nakşolmuş bir suret.
rüs'
Göz kapağında olan hastalık.
rüsela
(Resül. C.) Resüller, peygamberler.
rüsg
(C.: Ersâg) Bilek. * Hayvanların tırnağıyla baldırı arasında olan incecik yer.
rüsta-hiz
f. Mahşer, kıyamet.
rüstaî
(Rüstâyi) f. Köyle ilgili. * Köylü.
rüstak
(C.: Resâtik) Büyük köy.
rüste
f. 'Çıkmış, bitmiş, yetişmiş' anlamlarına gelir ve birleşik kelimeler yapılır. Meselâ: Nev-rüste $ : Yeni yetişmiş bitki.
rüstem
f. Şark edebiyatında kuvvet ve cesaretin timsali olarak bilinen ve Zaloğlu Rüstem diye veya 'Rüstem-i Sistanî' nâmiyle meşhur İran'lı bir kahramandır.
rüstî
f. Üstünlük, muvaffakıyet. * Yiğitlik. * Kuvvet.
rüsub
Kab içinde kalan su. * Suyun dibine batmak. * Tortu, dibe çöken, çöküntü.
rüsubat
Çöküntüler, tortular.
rüsuh
İlim ve fennin derinliğine vukufiyet. Sağlamlık. Devamlılık. Yerinde, sağlam, sâbit ve devamlı olmak. * Meharet, meleke.
rüsuhiyet
Rüsuhluluk, rüsuhlu oluş.
rüsum
Resimler, şekiller. Âdetler. Vergiler, gümrükler, gümrük vergisi. * Merasim, usûl.
rüsumat
(Rüsüm. C.) Gümrük idâresi.
rüsül
(Resül. C.) Peygamberler, resüller. Bir kitapla gelen nebiler.
Osmanlıca sözlük KuRGuN SöZLüK
ana sayfa Kaynaklar/Sources yukarı
© 2019 KuRGuN XHTML | CSS Powered by Glossword 1.8.12