Sözlük Derlemesi
A Â B C Ç D E F G H I Î J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z
HA HE HI HO HU
bulunan kelime: 195 sayfa: 4 / 10
hükmî şahis
Şahıs gibi muamele gören cemiyet, şirket gibi birlik teşkil eden müessese.
hükmkeş
Emre itaat eden, hükme boyun eğen.
hükre
Cem'olmak, toplanmak, birikmek. * Yiyecek maddelerini, pahalanacak diye saklamak. * Azlığından bir yerde toplanan su.
hüku'
Sâkin olmak.
hükümdar
f. Padişah, hüküm sâhibi. En yüksek reis. İmparator.
hükümdaran
(Hükümdâr. C.) Hükümdarlar, Padişahlar.
hükümdarane
Hükümdar gibi, hükümdara yakışır bir surette.
hükümdarî
f. Hükümdarlık, padişahlık, şahlık.
hükümferma
f. Hükümrân, hüküm süren. Hâkimiyetle idâre eden.
hükümlü
Bir hüküm ve emri bildiren. * Mahkemece hüküm giymiş kimse.
hükümname
f. Bir mahkeme veya hey'etin hüküm ve kararını hâvi vesika. Hükmü ihtiva eden kâğıt.
hükümran
Hâkim, hükümdar. Hüküm ve saltanat süren. Hükümfermâ.
hülam
Sirke ile pişen sığır eti.
hülas
Zayıf davar.
hülasa
(Bak: Hulâsa)
hülâgu
Mi: 1258' de Bağdadı zaptederek halkını kılıçtan geçirmiş, Abbasi Halifesi Musta'sımı ve bütün âile efradını öldürtmüştür. Cengiz Hanın torunu, Tülay Hanın oğludur. Tarihde en çok More…
hülb
Kıl fırça, kıl kalem. * Kalın kıl kuyruk, yele kılı.
hülbe
şiddet.
hülefâ
(Halife. C.) Halifeler.
hülhal
Saf su.
Osmanlıca sözlük KuRGuN SöZLüK
ana sayfa Kaynaklar/Sources yukarı
© 2019 KuRGuN XHTML | CSS Powered by Glossword 1.8.12