Sözlük Derlemesi
A Â B C Ç D E F G H I Î J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z
ÂB ÂC ÂD ÂH ÂK ÂL ÂM ÂN ÂR ÂS ÂŞ ÂT ÂV ÂY ÂZ
bulunan kelime: 207 sayfa: 4 / 11
âkis
Pis kokulu.
âl
Sülâle, soy, hânedan. Akrabâ ve taallukat. * Yaz sıcaklarında su gibi görünen serap. * Hile, tuzak. ◊ Yüksek. Âlî. Yüce. Bülend.
âlâm u askam
Kederler ve hastalıklar.
âlât
(Âlet. C.) Vasıtalar. Âletler.
âle
Güneş, yağmur gibi etkenlerden korunmak için yapılmış barınak. * Fakirlik. ◊ f. İlaç için kullanılan ve 'Hint Sünbülü' adı verilen çiçek. ◊ (C.: Al) Harbe. * More…
âlek
f. İlaç için kullanılan ve 'Hint Sünbülü' adı verilen bir çiçek.
âlem
Bütün cihan. Kâinat. * Dünya. * Her şey. * Cemaat. * Halk. * Cemiyet. Dehr. * Hususi hal ve keyfiyet. * Bir güneş ile ona tâbi olan ve etrafında devreden seyyarelerin teşkil ettiği dâire. More…
âlem-efruz
f. Âlemi parlatan, bütün âleme ışık saçan.
âlemûn (âlemîn)
(Âlem. C.) Âlemler.
âlem-penah
f. Cihanın sığındığı (yer veya saha).
âlem-suz
f. Cihanı yakan.
âlem-tab
f. Dünyayı aydınlatan, cihanı parlatan.
âlemane
f. Dünya ile ilgili. Dünyevî.
âlemârâ
f. Dünyayı, âlemi süsleyen.
âlemeyn
İki âlem. Dünya ve âhiret.
âlemgir
f. Bütün âleme yayılan, cihanı kaplayan, dünyayı zapteden.
âlemiyan
(Âlemî. C.) Âleme mensub olanlar, insanlar.
âlemî
(C.: Âlemiyan) (Âlem. den) Dünyaya ait. İnsan.
âlemîn
(Bak: Âlemûn)
âlemnüma
f. Dünyayı gösteren.
Osmanlıca sözlük KuRGuN SöZLüK
ana sayfa Kaynaklar/Sources yukarı
© 2019 KuRGuN XHTML | CSS Powered by Glossword 1.8.12