Sözlük Derlemesi
A Â B C Ç D E F G H I Î J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z
RA RE RI RO RU
bulunan kelime: 114 sayfa: 3 / 6
rükû'
Huzur-u İlâhîde eğilmek. Namazda elleri dize dayamak suretiyle yere doğru eğilirken baş ile sırtı düz hale getirmek.
rükam
Yığın. Birbiri üzerine kat kat yığılmış olan.
rükban
(Râkib. C.) Biniciler, binenler, binmişler.
rükbe
(C.: Rükeb-Rükebât) Diz. Dizkapağı.
rükeb
(Rükbe. C.) Dizler, dizkapakları.
rükkab
(Râkib. C.) Biniciler, ata binenler.
rükn
Direk. Esas. * Kuvvet. * Bir şeyin en fazla sağlam olan tarafı veya köşesi veya temeli. * Bir cemaatin ileri gelenlerinden olan. * Nüfuzlu, kuvvetli ve ehemmiyetli kimse.
rükub
Binme. * Bir vasıtaya binme.
rükud
Durgunluk. Durgun olma.
rükudet
Durgunluk, durulma.
rükun
Bir şeye samimi olarak meyletme. Can ve gönülden meyil.
rükunet
Ağırbaşlılık. Vakar ve temkin sâhibi olma.
rükuz
Seğirtmek, koşmak.
rüküb
(Rikâb. C.) Üzengiler.
rükün
(Bak: Rükn)
rümam
Kuru ot.
rümh
(C.: Rimâh) Mızrak, kargı, süngü. * Mc: Yoksulluk, fakirlik.
rümis
Sözüne güvenilmeyen kimse. Verdiği söze itimad edilmeyen kişi.
rümle
(C.: Ermal-Rumul) Siyah hat.
rümman
Nar denilen yemiş.
Osmanlıca sözlük KuRGuN SöZLüK
ana sayfa Kaynaklar/Sources yukarı
© 2019 KuRGuN XHTML | CSS Powered by Glossword 1.8.12