Sözlük Derlemesi
A Â B C Ç D E F G H I Î J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z
ŞA ŞÂ ŞE ŞI ŞÖ ŞU ŞÜ
bulunan kelime: 1 143 sayfa: 3 / 58
şafak
Tan zamanı. Güneş doğmağa yakın zaman veya güneş battıktan sonraki alaca karanlık. Gündüz. * Nahiye. Cânib. * Nasihat eden kimsenin 'Nasihatım te'sir etsin, sözüm tutulsun' More…
şafak-gûn
f. Şafak renkli, kızıl.
şafak-âlud
f. şafak gibi, şafak renginde.
şafe
Ayakta çıkan ve dağlamayınca gitmeyen çıban.
şafi
Hastaya şifa veren (Allah. C.C.). * Yeter görünen, kifayet eden.
şafi'
(Şefaat. den) Şefaat eden. Bir kimsenin suçunun bağışlanması için vasıtalık eden.
şafiî
Şâfiî mezhebinden olan. (Bak: İmam-ı Şâfiî)
şafin (şefun)
Göz ucuyla bakan kişi.
şagb
Ayıplamak. * Cidal, dövüş, niza. * Şerri tahrik etmek.
şagil
İşgal eden, tutan.* Meşgul eden, meşgul edici. * Meşgul olmayı gerektiren. * Bir mülkte oturan.
şagr
Köpeğin bir ayağını kaldırıp bevletmesi.
şagrabiyye
(C.: Şegârib) Ayak bağlamak.
şagşaga
Süngüyü vurduğu kimsede hareket ettirmek.
şagva'
(C.: Şuguv) Dişleri birbirine muhalif olup kimi fazla kimi eksik olan kadın.
şagzebiyye
(C.: Şegâzib) Ayak bağlamak.
şah
f. Pâdişah. İran veya Afgan hükümdarlarının nâmı. * Bir yere hâkim olan zât. Sâhip. * Asıl. * Atın ön ayaklarını yukarı kaldırarak durması. ◊ f. Ağaç dalı. Budak. * Boynuz. More…
şaha
f. Boyunduruk.
şahadet
(Şehâdet) Şâhidlik. * Bir şeyin doğruluğuna inanmak. * Delâlet. Alâmet, işaret, iz. * Allah (C.C.) rızâsı yolunda hayatını fedâ etmek. Din için muharebeden şehitlik. (Bak: Şehid)
şahadetname
f. Bir işin yapılmasına müsaade veren resmî izin kâğıdı. Vesika. Diploma.
şahamet
Semizlik, yağlılık, şişmanlık.
Osmanlıca sözlük KuRGuN SöZLüK
ana sayfa Kaynaklar/Sources yukarı
© 2019 KuRGuN XHTML | CSS Powered by Glossword 1.8.12