Sözlük Derlemesi
A Â B C Ç D E F G H I Î J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z
RA RE RI RO RU
bulunan kelime: 1 390 sayfa: 2 / 70
ra'sa'
Kulakları küpe gibi uzunca sarkık olan yahut ucunu kesmekten ilişik kalıp sallanıp duran kulakları asılı olan dişi koyun.
ra'san
Yorgunluktan dolayı yab yab yürümek.
ra'se
(C.: Riâs) Kulağa takılan küpe.
ra'y
Teslim olma. * Otlatma, gütme. Otlama.
ra'şan
Titreme, titreyiş.
ra'şe(t)
Titreme, titreyiş. * Korkmak, havf ve dehşete giriftar olmak.
ra'şeaver
(Ra'şe-âver) f. Titretici.
ra'şedar
f. Titreyen, ürken.
ra'şever
f. Titretici.
raa'
Boğazına hizmet eden adi insan.
raabe
Genişlik, vüs'at. * Büyük olmak.
raale
Hamakat, ahmaklık.
raaş
(Ra'şe-Ra'şen) Titretmek.
rab'
Vasat, orta boylu. * Avlulu ev.
rab'at
(C.: Rabeât) Attarların dağarcığı ve kutusu. * Orta boylu kimse.
rabb
Sâhib, mâlik, seyyid. Cenab-ı Hak (C.C.) * Besleyen, yetiştiren, terbiye eden. Müstahik. Hüdâvend. ◊ Üveybaba.
rabbaniyyun
(Rabbaniyyîn) Kendisini tamamen Cenab-ı Hakk'a vermiş olanlar. Putperestlikle alâkası olmayanlar.
rabbanî
(Rabbaniye) Rabbe âit. Cenab-ı Hakk'a dair ve müteallik. İlâhî. * Ârif-i Billâh olan, ilmi ile amel eden âlim.
rabbat
Kadınların efendileri, sâhipleri, kocaları.
rabbe
Üveyana.
Osmanlıca sözlük KuRGuN SöZLüK
ana sayfa Kaynaklar/Sources yukarı
© 2019 KuRGuN XHTML | CSS Powered by Glossword 1.8.12