Sözlük Derlemesi
A Â B C Ç D E F G H I Î J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z
RA RE RI RO RU
bulunan kelime: 148 sayfa: 2 / 8
ruba
(Bak: Rüba)
rubah
(Rubeh) f. Tilki. * Mc: Kurnaz, hilekâr.
rubaî
(Bak: Rübaî)
rubb
Meyva suyu.
rubban
Kaptan.
rubbe
Gr: Harf-i cerdir, nekre ile beraber olur. Çokluk veya azlığa işaret eder. 'Öylesi var ki' mânâsındadır.
rubbema
(Rubbe-mâ) Bâzan, bâzı kere.
rubehane
f. Kurnazca, tilkicesine.
rubehî
f. Kurnazlık. Tilkilik.
ruberah
f. Gitmeğe hazır, yüzü yola doğru.
ruberu
f. Yüzyüze.
rubh
Deve yavrusu. * Bir kuşun adı. * İç yağı.
rubu'
(Rub'. C.) Dörtte birler. * Metrenin kabulünden evvel ipekli, yünlü, basma ve emsali kumaş, bez ve sairenin ölçülmesinde kullanılan çarşı arşınının kesirlerinden birinin adıdır.
rubuz
Koyun, sığır, at, katır ve köpeğin ayaklarını büküp yatması. (Yattıkları yere 'merbaz' derler)
rubz
Her nesnenin ortası. * Bazısı bazısının üzerine sağılmış süt.
rud
f. Irmak, çay. * Saz teli, saz kirişi. * Kemençe. ◊ Yavaş yürümek.
rud-averd
f. Nehir sularının akarlarken etraftan sürükleyip getirdikleri ağaç, dal gibi şeyler.
ruda'
Hastalığın insana yine dönmesi. * Gövde ve beden ağrısının her birisi.
rudaa'
(Radi. C.) Süt emen çocuklar. * Süt kardeşler.
rudab
Ağızdan akan su.
Osmanlıca sözlük KuRGuN SöZLüK
ana sayfa Kaynaklar/Sources yukarı
© 2019 KuRGuN XHTML | CSS Powered by Glossword 1.8.12