Sözlük Derlemesi
A Â B C Ç D E F G H I Î J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z
YA YE YO YU
bulunan kelime: 133 sayfa: 1 / 7
ye'cüc ve me'cüc
Kısa boylu olacakları söylenen ve Kur'an-ı Kerim'de bahsi geçen ve ortalığı fitne ve anarşiye boğacak olan bir kavmin ismi.
ye's
Emelinden kesilmek. Ümidsizlik. Nevmid olmak. Matlubunun hâsıl olmasına ümidini kesmek.
ye's-aver
f. Ümitsizlik veren. Me'yus eden. ◊ f. Ümitsizlik veren. Me'yus eden.
yeakib
(Ya'kub. C.) Erkek keklikler.
yealil
(Ya'lul. C.) Suları berrak ve saf akan göller. * Beyaz bulutlar. * Su üzerinde meydana gelen kabarcıklar. * Çift hörgüçlü develer.
yeasib
(Ya'sub. C.) Reisler, başkanlar, başlar. * Arıbeyleri.
yebab
f. Yıkık, bozuk, harap, virâne.
yeban
f. Sahra, çöl. * Issız ve tenha yer.
yebani
f. Görgüsüz, kaba. * Yabâni, kırlarda biten. * Sıkılgan, ürkek. (Bak: Yabani)
yebes
Sonradan kuruyan yaş mevzi.
yebrem
Gelberi ismiyle bilinen bir cins demir kürek.
yebs
Islak şeyin kuruması.
yebuset
Kuruluk, nemsizlik, rutubetsizlik.
yed
El. * Mc: Kuvvet, kudret, güç. * Yardım. * Vasıta. * Mülk.
yedan
Eller. İki el.
yedeyn
İki el.
yediyy
El ile dokunmuş.
yedullah
Cenab-ı Hakk'ın kudreti, yardımı.
yefa'
Yüksek yer.
yefen
Bunak adam.
Osmanlıca sözlük KuRGuN SöZLüK
ana sayfa Kaynaklar/Sources yukarı
© 2019 KuRGuN XHTML | CSS Powered by Glossword 1.8.12