Sözlük Derlemesi
A Â B C Ç D E F G H I Î J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z
U UB UC UD UF UG UH UK UL UM UN UR US UT UV UY UZ
bulunan kelime: 364 sayfa: 1 / 19
u'büd
İbadet et (meâlinde emir.)
u'cube
Taaccüb olunacak şey. Ucube. Pek acib ve garib olan. * Hayret edilecek derecede olan isti'dad.
u'lume
(C.: Eâlim) Alâmet, işaret, nişan.
ubab
Her nesnenin muazzamı, her şeyin büyüğü. * Cemaat, topluluk. * Taşkın sel suyu. * Pek taşkın, coşkun.
ubar
f. Ağlama, inilti.
ubeyd
Küçük kul, kulcuk.
ubr
Çok. * Sedir ağacından su kenarlarında biten ağaç.
ubs
Huzursuzluktan yüz burkulmak. Yüz ekşime, surat asma.
ubsur
Seri. Çok yürüyen deve.
ubud
(Ebed. C.) Ebedler, sonsuzluklar.
ubudet
Kulluk. (Aslında zillete derler.)
ubudiyyet
Bendelik, kulluk, kölelik. Kul olduğunu bilip Allah'a itaat etmek.
ubur
Geçmek. Atlamak. * Zorlamak. * Suyun öte kıyısına geçmek.
ubus
Çatık yüzlü. Abus. * Utanmaz kimse.
ubuset
Yüz ekşiliği. Çehre çatıklığı. Somurtkanlık.
ubye
Büyüklenmek, kibirlenmek.
ucab
(Uccâb) Çok şaşılacak fazla gülünç olan şey.
ucacet
(C.: İcâc) Dişi deve sürüsü. * Toz. * Yüce avazlı, yüksek sesli.
ucale
Misafirlerin yolda yemek için götürdükleri azık. * Çiftçilerin azık diye evvelce koyup getirdikleri buğday ve arpa.
ucam
Çekirdek.
Osmanlıca sözlük KuRGuN SöZLüK
ana sayfa Kaynaklar/Sources yukarı
© 2019 KuRGuN XHTML | CSS Powered by Glossword 1.8.12