Sözlük Derlemesi
A Â B C Ç D E F G H I Î J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z
NA NE NI NO NU
bulunan kelime: 190 sayfa: 1 / 10
nüame
Eksen. Çark veya çıkrık ortasındaki mihver.
nüamî
Güney rüzgârı.
nüans
Fr. İnce fark.
nüas
Uyuklama, uyku gelip basma. * Hislere ârız olan uyuşukluk ve fütur. Pineklemek.
nüasî
Uyuklama ile ilgili.
nübah
Havlama.
nübea
(Nebi. C.) Nebiler, peygamberler.
nübele
(C.: Nübel) İstincâ taşı. * Kesek parçası.
nüble
İhsan, atiyye. Fazl.
nübta
Atın kolanı veya karnı altında olan beyazlık.
nübu'
Suyun, yerden çıkıp akması.
nübub
Bitmek.
nübut
Suyun, yerden çıkıp akması.
nübüvvet
(Nebi. den) Peygamberlik, nebi olmak, nebilik. Allah'ın (C.C.) emriyle vazifeli olarak insanları doğru yola çağırmak.
nüc'a
Otlu yer istemek.
nüceba
(Necib. C.) Necib kimseler. Nesli, soyu sopu temiz ve pâk olan kişiler.
nücebe
Lütuf ve keremi çok olan. Cömert insan.
nüceym
Yıldızcık. Küçük parıltısı olan. Küçük yıldız.
nüch (necâh)
Zafer bulmak. Hâlâs olmak. Kurtulmak. İhtiyaçlarını giderip zafer bulmak.
nücme
Bir ot cinsi.
Osmanlıca sözlük KuRGuN SöZLüK
ana sayfa Kaynaklar/Sources yukarı
© 2019 KuRGuN XHTML | CSS Powered by Glossword 1.8.12