Sözlük Derlemesi
A Â B C Ç D E F G H I Î J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z
MA ME MI MO MU
bulunan kelime: 1 126 sayfa: 1 / 57
mu'bile
(C.: Meâbil) Yassı, uzun ok temreni.
mu'bir
Terkolunmuş, bırakılmış, terkedilmiş.
mu'cem
İ'câm edilmiş, noktalanmış, noktalı. * Hadis şeyhlerinin herbirisi. * Harf-ı heca sırasına konularak, her birisinin tarikından müellife kadar gelen rivayetleri toplayan kitaba denir. More…
mu'cib
(Aceb. den) Taaccübe, hayrete düşüren. Şaşkınlık veren.
mu'cibe
Taaccüb edilecek, şaşılacak şey.
mu'cir
Bir çeşit kadın başörtüsü. Eşarp.
mu'ciz
İnsanı âciz bırakan iş. Aynısını yapmakta başkalarını acze düşüren, kudretsiz kılan, kimsenin yapamıyacağı yolda olan.
mu'ciz-eda
f. Mu'cize gösteren. Başkalarının yapamıyacağı kadar mu'cize derecesinde iş ortaya koyan. Edası mu'ciz olan.
mu'cizat
Mu'cizeler. Allah tarafından verilip, yalnız peygamberlerin gösterebilecekleri büyük harika işler.
mu'cizbeyan
f. Anlatış tavrı herkese benzemeyen. Tarz-ı beyanı mu'cize olan. Kur'an-ı Kerim.
mu'cize
İnsanların, yapmasında âciz kaldıkları ve ancak Allah tarafından peygamberlere nasib olan hârika. Kerametten yüksek, fevkalâde hâdise. * Mu'cize, Halik-ı Kâinat tarafından More…
mu'cizegu(y)
f. Mu'cize gibi söz söyleyen.
mu'cizekâr
f. Mu'cizeli, mu'cize hâlinde, başkalarını âciz bırakan.
mu'ciznüma
f. Mu'cize gösteren.
mu'dal
(Mu'dıl) Güç, içinden çıkılmaz, girift.
mu'dem
Bir şeyi yitiren, kaybeden.
mu'dil(e)
(C.: Mu'dilât) Zor, güç ve çetin.
mu'dilat
(Mu'dal. C.) Büyük, ağır, çetin ve zor işler.
mu'dim
Öldüren, idam eden.
mu'dî
Sirâyet edici, bulaşıcı, sâri.
Osmanlıca sözlük KuRGuN SöZLüK
ana sayfa Kaynaklar/Sources yukarı
© 2019 KuRGuN XHTML | CSS Powered by Glossword 1.8.12