Sözlük Derlemesi
A Â B C Ç D E F G H I Î J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z
HA HE HI HO HU
bulunan kelime: 108 sayfa: 1 / 6
hâcc
(C.: Hüccac) Hacca gitmiş kimse. Hacı.
hâcce
(C.: Havâcc) Hacca giden, usulüne uygun olarak Kâbe'yi ziyaret ederek hac vazifesini yerine getiren kadın veya kız. * (C.: Hâcc) Bir cins diken.
hâce
f. Hoca, efendi, sâhib, muallim, âile reisi.
hâce-sera
f. Haremağası, hadımağası.
hâcegân
(Hâce. C.) f. Hocalar. * Eskiden yüzbaşı rütbesi karşılığında sivil rütbe. * Bâb-ı Âli kalemleri efendilerinden hususi bir rütbe taşıyan adam.
hâcet
(C.: Hâcât) İhtiyaç, lüzum, muhtaçlık.
hâcet-mendâne
f. Muhtaçcasına, ihtiyaçlı olarak.
hâcet-mendî
f. Muhtaçlık, ihtiyaçlı olma.
hâcetaş
f. Eskiden bir efendinin müteaddit kölelerinden her biri.
hâcetmend
f. İhtiyaç sahibi, muhtaç.
hâcetreva
İhtiyacı gideren, ihtiyaç olan bir şeyi te'min eden.
hâcib
Perde. * Perdeci. Kapıcı. * Eskiden Osmanlı İmparatorluğu zamanında Devlet Reisinin en yakın me'muru. Vezirler veya âmirler. * Kaş.
hâcibeyn
İki kaş.
hâdife
Halktan bir kısım.
hâdil
(Hadl. den) Aşağıya sarkıtılmış. * Gözlerinde ve ağzında çıban olan deve yavrusu.
hâdim
(Hidmet. den) (C.: Huddâm) Hademe, hizmetçi, hizmet eden, işe yarayan. * İmân ve İslâmiye'te ve millete faydalı olmağa çalışan. * Erkekliği yok edilmiş olanlar. Bunlardan saraylarla More…
hâdis
Yeni. Sonradan olan şey. Değişen. Hudus eden.
hâdisat
(Hâdise. C.) Yeni olan şeyler. Hâdiseler.
hâdise
(C.: Hâdisat, Havadis) Vâkıa, olay. Yeni bir şey, ilk defa olan. Haber.
hâdişe
Derisi parçalandığı halde kan çıkmayan yara.
Osmanlıca sözlük KuRGuN SöZLüK
ana sayfa Kaynaklar/Sources yukarı
© 2019 KuRGuN XHTML | CSS Powered by Glossword 1.8.12