Sözlük Derlemesi
A Â B C Ç D E F G H I Î J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z
DA DE DI DO DR DU
bulunan kelime: 1 519 sayfa: 1 / 76
dûçar
f. Yakalanmış. Çatmış. Mübtelâ. * Ulaşmış.
dûd-hâne
f. Kabile, silsile, hânedan, soysop.
dûn
Aşağı, alçak. Kolay. Zayıf. Gölgeli. Aşağılık. Altta, aşağıda. ◊ Gayrı, diğer, maadâ.
dûn-perver
f. Kötü kimseleri koruyan, alçak kişileri muhafaza edip onların ilerlemelerine yardımcı olan.
dûş
f. Omuz. Ketif. * Dün gece. * Âlem-i menâm, rüya âlemi. * Mütesadif ve mütelâki olan.
dûş azmak
Rüyâda iken kirlenmek, ihtilâm olmak.
da'
Arabçada 'bırak' mânasına emirdir. Meselâ: ◊ Def'etmek, kovmak. Terketmek.
da' mâ keder
Keder veren şeyi bırak.
da'at
Horluk, zelillik.
da'bel
Kurbağa yumurtası. * Güçlü, kuvvetli deve.
da'ca'
Gözü çok siyah ve büyük olan kadın. (müz: Edac)
da'cele
Gitmekte ve gelmekte tereddütlü olmak.
da'd
Husumet, düşmanlık.
da'da
Aklı ve fikri olmayan kişi. * Her nesnenin zayıfı.
da'da'
Güzel dur mânasına gelir ve düşecek ve dayanacak yerde söylenir.
da'daa
Koyunu ve keçiyi çıkarıp sürmek. * Sallamak. * Bir kimseye 'güzel dur' demek. * Miktarı çok olsun diye depretip çevirmek ve doldurmak. ◊ Yakmak. Yıkmak. * Hor ve More…
da'fak
Bol ve geniş olan şey. Vâsi.
da'k
Ovmak. * Bir şeyi yumuşatmak.
da'ke
Deve sürüsü.
da'kese
Mecusiler oyunundan bir oyun. ('destibend' de derler.)
Osmanlıca sözlük KuRGuN SöZLüK
ana sayfa Kaynaklar/Sources yukarı
© 2019 KuRGuN XHTML | CSS Powered by Glossword 1.8.12