Sözlük Derlemesi
A Â B C Ç D E F G H I Î J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z
ŞA ŞÂ ŞE ŞI ŞÖ ŞU ŞÜ
bulunan kelime: 69 sayfa: 1 / 4
şu'be
Bölük, bölüm. * Dal, budak. * İkinci derecedeki kollar. Kol.
şu'bub
(Bak: şü'bub)
şu'le
Alev, ateş alevi. Alevlenmiş odun.
şu'lebâr
f. Işıklı.
şu'ledâr
f. Alevlenmiş, alevli. Işıklı.
şu'lefeşân
f. Işık saçan, parlatan.
şu'legir
f. Tutuşan, alevlenen, alev alan.
şu'lenümâ
f. Alev gösteren, alevli.
şu'leperver
f. Işıklandıran. Alevlendirici.
şu'lepuş
f. Alev içinde kalmış, alevle örtülü.
şu'lepâş
f. Işık saçan.
şu'leriz
f. Işıldayan, alev saçan.
şu'm
(Şum) f. Uğursuzluk. Meş'um olma. Uğursuz.
şua
(C.: Şu') Sorgun ağacı.
şua'
Bir ışık kaynağından uzanan ışık telleri.
şuaat
Işıklar, parıltılar, nurlar.
şuab
(şu'be. C.) şubeler. Kollar, bir cisimden ayrılan çatallar. (Bak: Şiâb)
şuabat
(Şu'be. C.) Şubeler, kısımlar, takımlar, bölükler. Dallar.
şual
(şu'le. C.) Alevler, şu'leler. Ateş alevleri.
şuara
(Şâir. C.) Şâirler. * Kur'an-ı Kerim'in 26. suresinin ismidir. Mekkîdir.
Osmanlıca sözlük KuRGuN SöZLüK
ana sayfa Kaynaklar/Sources yukarı
© 2019 KuRGuN XHTML | CSS Powered by Glossword 1.8.12