Sözlük Derlemesi
A Â B C Ç D E F G H I Î J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z
ŞA ŞÂ ŞE ŞI ŞÖ ŞU ŞÜ
bulunan kelime: 543 sayfa: 1 / 28
şe'n
İş, yeni olan hal. * Şan. * Tavır. * Hâdise. * Vâkıa. * Kasdetmek. * Emr ü hal. * Tıb: Baştan göze gelen kan damarı. Baştan kaşa, kaştdan göze kan getiren iki damar ismi. * Fls: Bir şeyin More…
şe'v
Geçmek, takaddüm eylemek. * Son, nihayet. * Devenin yuları. * Zembil. * Kuyudan kazıp toprak çıkarmak. Kuyudan çıkan toprak. * Kaygan.
şe'z (şe's)
Kaba ve katı.
şea'
Dağılıp parçalanmak.
şeabib
(Şü'bub. C.) (Bak: Şü'bub)
şeaf
Hırs. * Mübâlağa. * Kalbin aşktan yanması.
şeafe
(C.: Şüuf-Şiâf-Şeafât) Dağ başı. * Her nesnenin âlâsı ve üstü.
şeair
(Şiâr. C.) Âdetler, İslâm işaretleri. İslâmlara ait kaideler.
şeal
Davar kuyruğunun beyazlığı.
şeamat
(Şeâmet. C.) Uğursuzluklar, şeâmetler.
şeamet
Uğursuzluk, kötülük, bedbahtlık.
şeanla'
Uzun, tavil.
şearir
Davar yanırına üşüşen sinek ve üvez. * Her yöne dağılmak.
şeas
Toz. * Tozlu olmak. * Yayılmak, münteşir olmak. * Dirilmek.
şeayir
(Şâire. C.) Hac için hazırlanan nişanlı kurbanlar. Şâireler. Safâ. Merve, Mina ve Arafat gibi, menâsik-i haccın edâ edilecek yerleri ve dinin alâmetleri. Menâsik ve âyin rüsumu.
şeb
f. Gece, karanlık.
şeb'an
Karnı doymuş, tok. * Emin.
şeb-i firkat
f. Ayrılık gecesi, firkat karanlığı.
şeb-i yelda
f. En uzun gece.
şebaat
Dolgunluk, tokluk.
Osmanlıca sözlük KuRGuN SöZLüK
ana sayfa Kaynaklar/Sources yukarı
© 2019 KuRGuN XHTML | CSS Powered by Glossword 1.8.12