Sözlük Derlemesi
A Â B C Ç D E F G H I Î J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z
ŞA ŞÂ ŞE ŞI ŞÖ ŞU ŞÜ
bulunan kelime: 228 sayfa: 1 / 12
şa'ar
Kıl büken.
şa'b
Ayrılmak. Dağılmak. * Islah etmek, düzeltmek. * Helâk etmek. * Kırmak. ◊ (C.: şuub) Tâife, cemaat. Kabile.
şa'ban
(Şâbân) Arabi ayların sekizincisi. Mübârek Şuhur-u selâsenin (Üç ayların) ikincisi.
şa'beze
El çabukluğu.
şa'la'
Kuyruğu beyaz olan davar. ◊ Uzun, tavil.
şa'r
(C.: Şüur-Eşâr) Kıl. Saç. * Ateş yakmak. * Cenk koparmak, kavga çıkarmak.
şa'ra
(C.: Şüâr) Çok miktar ağaç. * Bir nevi zerdali. * Kuyruğunda dikeni olan bir cins sinek.
şa'ranî
(Hi: 899-973) Dört hak mezhebin birleşen ve ayrılan tarafları hakkında mu'teber eserleri olan meşhur bir fakihtir. Mizan-ı Şaranî ismiyle bilinen eseri meşhurdur.
şa'riyye
Çorbalık makarna, şehriye.
şa'riyyet
Fiz: Kılcallık.
şa'va'
Perâkende, dağınık. * Dağıtmak.
şa'şa'
Yıldıramak, parıldamak. * Uzun ve yeynicek olmak.
şa'şaa
Parlama. Zahirî parlak görünüş. * Bir şeyi birbirine katıp karıştırmak.
şa'şaadar
f. Gösterişli, şa'şaalı, parlak.
şa'şaapaş
Parlaklık neşreden, şa'şaa saçan.
şaab
Ayrılmak. * Yarmak.
şaar
Ağaç, şecer.
şab
(Bak: şap)
şab-hane
f. Şap çıkarılan yer.
şabaş
f. Alkış etme, alkışlama. Aferin deme. Bir hareketi güzel bulmaktan dolayı alkışlamak veya hediye vermek.
Osmanlıca sözlük KuRGuN SöZLüK
ana sayfa Kaynaklar/Sources yukarı
© 2019 KuRGuN XHTML | CSS Powered by Glossword 1.8.12