Sözlük Derlemesi
A Â B C Ç D E F G H I Î J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z
ŞA ŞÂ ŞE ŞI ŞÖ ŞU ŞÜ
bulunan kelime: 115 sayfa: 1 / 6
şü'bub
Birden yağan sağanaklı yağmur. * Hiddetli ve şiddetli olan. * Şiddetli güneş harareti.
şüban
Çoban.
şübanî
Kırmızı yüzlü.
şübban
Gençler, delikanlılar.
şübbut
Kalkan balığı.
şübeh
(şübhe C.) şübheler, şekler. şübhe edilenler.
şübhe
(C.: Şübeh - Şübühât) Tereddüd. Bir şeyin doğru olup olmadığına veya var olup olmadığına dair kat'i kanaat ve bilgi sahibi olmamak hâli.
şübke
(C.: Şübük) Yakınlık. Akrabalık, hısımlık.
şübrüm
Kısa boylu kimse.
şüca'
(Şec'a - Şica') Yiğit, cesur, bahadır. Şecaatli.
şücea'
(Şeci'. C.) Yiğitler, cesurlar.
şüceyre
Çalı, ufak ağaç.
şücne
Sıklığından birbirine girmiş ağaçların damarları.
şücub
Ev içinde olan direk.
şücun
Ağaç dalları. * Füruât, teferruat.
şücur
Muhtelif ve çeşitli olmak.
şüd
'f. Geçti, gitti; gidiş, gitme. Oldu, olma. Amed şüd $ : Geldi gitti.'
şüdun
Kavi ve kuvvetli olmak. * Terbiyeden müstağni olmak.
şüf'a
Bir malı müşteriye, mal olduğu fiata satmak. * Huk: Satılmakta olan bir yerde hissesi bulunan veya oraya bitişik komşu olanın satılan şeyi almakta birinci derecede hakkı olması.
şüfafe
Kap dibinde kalan su.
Osmanlıca sözlük KuRGuN SöZLüK
ana sayfa Kaynaklar/Sources yukarı
© 2019 KuRGuN XHTML | CSS Powered by Glossword 1.8.12