Sözlük Derlemesi
A Â B C Ç D E F G H I Î J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z
ÂB ÂC ÂD ÂH ÂK ÂL ÂM ÂN ÂR ÂS ÂŞ ÂT ÂV ÂY ÂZ
bulunan kelime: 14 sayfa: 1 / 1
âkib
Kendisinden sonra peygamber gelmeyen Hz. Hâtem-ül Enbiyâ Peygamberimiz Resul-ü Ekrem (A.S.M.) * Bir diğerinin arkasından gelen. ◊ Çok fazla.
âkibe(t)
Bir şeyin sonu. Nihayet. Netice, sonuç.
âkibet-bin
f. İleri görüşlü. Sonunu evvelden gören.
âkibet-binî
f. Tedbirlilik, neticeyi önceden görüp düşünme.
âkibet-endiş
f. Geleceği için endişe eden. İstikbâlini düşünen. Akibetini düşünen.
âkid
Kuyunun çevresi, etrafı.
âkideyn
Huk: Her akidde anlaşmayı yapan her iki taraf.
âkif
Devamlı ibadetle meşgul olan. * Bir şeyde sebat eden. * Teveccüh, yönelme.
âkil(e)
Uyanık. Aklı başında. Tedbirli. Düşüncesi sağlam. Huşyâr. ◊ (Ekl. den) Ekl eden, yiyen. Yiyici.
âkilâne
f. Akıllı kimseye yakışır surette, akıl ve idrakle.
âkilât
Akıllı kadınlar.
âkile
(C.: Avakil) Baba tarafından olan akraba.* Baş tarayıcı kadın. ◊ Yenirce adı verilen yara.
âkir(e)
Kısır, verimsiz, kumlu toprak. * Çocuksuz kadın. * Oğlu veya kızı olmayan erkek. * Yaralayan, yaralayıcı.
âkis
Pis kokulu.
Osmanlıca sözlük KuRGuN SöZLüK
ana sayfa Kaynaklar/Sources yukarı
© 2019 KuRGuN XHTML | CSS Powered by Glossword 1.8.12